Türkiye’deki Önemli Dalış Noktaları

Türkiye’deki Önemli Dalış Noktaları

Türkiye’deki Önemli Dalış Noktaları

Üç tarafı denizlerle çevrili olan ülkemiz konum olarak dünyada sayılı bir yere sahip. Pek çok doğal göle ve derin dalış noktalarını barındıran Türkiye’de Marmara’dan Akdeniz’e uzanan upuzun bir sahil şeridi bulunuyor. Kıyı boyunca çok sayıda birbirinden eşsiz dalış noktası yer alıyor.

Sayısız güzelliğe sahip olan dalış noktaları meraklısına pek çok yönden coğrafi ve görsel zenginlikler vaat ediyor. Binlerce su altı canlısına ev sahipliği yapan bakir koyların ardındaki yeşil cennet ise hem deniz hem de doğa âşıkları için adeta bulunmaz nitelikte.

Dalış yapılacak olan yerde akıntı, su derinliği ve su altındaki ekolojik yaşam oldukça önemli bir unsur. Ülkemizde dalış aktiviteleri özellikle Ege ve Akdeniz kıyılarında yoğunlaşmış durumda. Özellikle Kaş, Kalkan, Datça, Fethiye, Bodrum, Antalya, Kemer, Marmaris gibi bölgeler dalış için oldukça popüler.

Karadeniz’de ise dalış sporu henüz yaygın değil.

Marmara’da ise Çanakkale, Yassıada ve Sivriada gibi bölgelerde dalış aktivitelerine hala devam edilmekte.

Su altına olan ilginin son zamanlarda giderek artması sayesinde pek çok kişi dalış kursu alarak yeni dalış rotaları keşfine çıkıyor. Dalış kursu seçerken kurs hocalarının federasyondan onaylanmış yetki belgesine sahip olması ise dikkat edilmesi gereken oldukça önemli bir nokta. Yetkili ve alanında uzman kişilerden güvenle dalış dersi alarak ve su altına uygun gerekli ekipmanları tedarik ederek dalış keyfini siz de tecrübe edebilirsiniz.

1.Çeşme, İzmir

Çeşme ülkemizin 3. büyük şehri olan İzmir’in son dönemlerde oldukça popüler hale gelen tatil beldesi olarak karşımıza çıkıyor. Gece hayatı, sayısız güzellikle koyları ve plajları ile son dönemin gözde tatil beldelerinden.

Çeşme sörf ve dalış gibi su altı ve diğer su sporları için sayısız imkanların sunulduğu doğal güzelliğe sahip. Dileyen tatilciler sörf eğitimi alırken dileyenler de farklı rotalara keşfederek dalış yapmanın keyfini çıkarabilir.

Çeşme’nin en değerli dalış noktalarını sizin için şu şekilde derledik:

Ayrıktaş

Çeşme Dalış

Ayrıktaş, Çeşme’deki Eşek Adası’nın kuzey ucunda yer alıyor. Çeşme’deki en büyük ve en derin dalış noktası olması özelliğine sahip olduğu için de dalış severlerin en popüler noktası konumunda.

Aşağıdaki panelden otobüs ve uçak bileti sorgulayabilirsiniz. 

3 ayrı dalış parkuruna sahip olduğu için de her seviyeden dalış sporuyla ilgilenen kişilerin dalış yapmasına elverişli. Ayrıca pek çok su altı deniz canlısını da barındırdığı için dalış yapanlara görsel bir doğa şöleni de vaat ediyor.

Çeşme’de dalış yapılacak en iyi yerlerin başında gelen Ayrıktaş’ta derinlik 70 metreye kadar uzanıyor.

Monem Batığı

Çeşme Dalış

Düzenlenen dalış turlarında oldukça rağbet gören bir nokta Monem Batığı. Burada 1956 yılında üretilmiş olan bir Alman gemisine ait batık bulunuyor. Gemi dik pozisyon batmış halde durduğundan pek çok turistin de ilgisini çekiyor. Gemideki batık 17-18 metre boyunca dalınarak gözlemlenebilir.

Burası ülkemizde dalış yapılabilen en büyük batık olma özelliğine de sahip. Bu yüzden de inanılmaz popüler.

Yatak Adası

Çeşme Dalış

Yatak Adası adı verilen bu bölge esasen küçük bir ada. Adanın zemininde bir mağara yer alıyor. 6 metre derinliğe sahip olan mağaradan ilerledikçe 16 ve 18. metrelerden itibaren Barakuda Taşları bulunuyor.

Çeşme’deki en güvenli dalış konumlarından biri olan Yatak Odası’ndaki dalış süresi 50 dakikalık bir zaman alıyor. Yatak Adası’nın derinliğinin 40 metreye kadar ulaştığı biliniyor.

Burası ayrıca doğal su altı güzellikleri ile de oldukça ünlü bir dalış noktası. Pek çok dalgıç tarafından günün son dalış noktası olarak Yatak Adası tercih ediliyor.

Burada yer alan süngerler eşsiz güzellikte su altı fotoğrafçılığıyla ilgilenen için oldukça cazip bir konum.

88 Taşları

Çeşme Dalış

Eşek Adası’nın en güneyinde yer alan 88 Taşları toplamda 88 metrelik bir derinliğe sahip.

Bu konum 2 yıldız ve profesyonel dalgıçlar için oldukça elverişli.

42 metrelik bir derinliğin ardından müren, anafor gibi çeşitli su canlılarına rastlanılabilir.

Riko

Yalnızca sakin ve lodosun olmadığı hava koşullarında dalışa uygun bir konum.

Dalış esnasında 15 metreden itibaren duvar başlar.  35. metreye inildiğinde ise mağara kadar derin bir kovuk mevcut.

Madonna

Çeşme’deki Pırasa Adası’nın yakınlarında yer alan bir dalış noktası.

Dalış noktası öncelikle 5 veya 6 metre uzunluğundaki düz platoyla başlıyor. Bunun ardından da aniden düşen 18-20 metrelik düz bir duvar bulunuyor. Duvarın bitiminde ise çift bacalı bir mağara var.

Deve Taşları

Bu dalış noktası denizin tam ortasında bulunuyor.

60 metrelik derinliğe kadar inen büyük bir koni şeklindeki dalış noktası bu yapısı sayesinde eğitimler için oldukça elverişli bir alan.

Tektaş

Konum olarak Ayrıktaş’a yakın mesafede. Yaklaşık olarak 30 metrelik bir dalış duvarına sahip.

Dalış parkurunda ilerledikçe 20 metre sonra taş kemer mevcut.

Tektaş ayrıca Çeşme’de dalış yapılabilecek en uzun mesafelerden biri olarak biliniyor.

Göbektaşı

Bu dalış noktası iki ada arasına sıkışmış durumda ve oldukça geniş bir dalış parkuru.

Göbektaşı’nda iki bölümlü dalış yükseltici bulunuyor. İlk kısımdaki en sığ yer yaklaşık olarak 10 metre yüksekliğe sahip iken ikinci kısımdaki derinlik 45 metreye kadar uzanıyor.

Fener Adası

Fener Adası 18 metrelik bir derinliğe sahip. Özellikle su altı canlıları bakımından gayet zengin bir yapısı var. Her çeşitten sünger ve mercana burada rastlayabilirsiniz. Ayrıca sarpa ve karagöz gibi küçük sürü balıkları da Fener Adası’nda bulunuyor.

Dönem dönem fokların da görülmesine bağlı olarak adada birkaç tane fok mağarası da keşfedilmiş.

Su altı canlıları ve su altı fotoğrafçılığı ile ilgili olan kişiler için ideal bir dalış noktası niteliğinde.

Siren Kayalıkları

Siren Kayalıkları, Foça

Çeşme’nin kuzeydoğu kesiminde Foça’ya daha yakın olan bir konumda tarihi Siren Kayalıkları yer alıyor.

Burası tarihi ve mitolojik bir yer. Homeros’un Odysseus’ta anlattığı sirenlerin bulunduğu belirtilen bu kayalıklar pek çok dalış meraklısının ilgisini çeken bir yer.

Siren Kayalıkları’nda foklara rastlayabilirsiniz.

18-20 metrelik derinlikte ise su altı canlılığı çeşitliliği oldukça ilgi çekici. Bu yüzden dalış severlerin olcukça fazla rağbet ettiği bir konum.

Eşek Adası

Derinliğin 50-60 metreye kadar indiği oldukça ilgi çekici bir dalış noktası. 20 metre seviyesinden başlayıp 40 metreye kadar inen doğu duvarı ise sunduğu görsel güzellikler nedeniyle de pek çok dalgıcın favori noktası olarak görülebilir.

Çeşme’de yer alan sayısız dalış noktasında dalış keyfini tecrübe etmek veya ilk defa dalış yapacaksanız da bunu Çeşme’de gerçekleştirmek istiyorsanız dalış eğitim merkezlerinden destek alabilirsiniz.

Çeşme’de yer alan Eftelya Diving, Scuba Diving, Ege Octopus Dalış Merkezi ve Koçoğlu Dalış Merkezi dalış eğitimi alabileceğiniz yerler arasında sayılıyor. Uzman dalış hocalarından güvenle ders alarak dalış keyfini yaşayabilirsiniz.

2.Samandağ, Hatay

Hatay su altı zenginliği yönünden ülkemizde en üst sıralarda yer alıyor. Türkiye’nin Kızıldeniz’i olarak da nitelendirilecek seviyede bir su altı yaşamına ev sahipliği yapıyor.

Konum olarak Hatay Süveyş Kanalı’na da yakın bir durumda. Bu da çeşitli balık sürülerinin göç yolu üzerinde olmasını sağlıyor.

Samandağ ayrıca dünyanın en uzun 10. Plajı olma özelliğine de sahip bir yer. Ülkemizde çok fazla tanınmasa da zengin su altı dünyası ve upuzun sahiliyle yeni bir gözde olmaya aday.

Ülkemizde nadir olarak görülen köpekbalığını Samandağ’da görebilirsiniz.

Konum itibariyle mevsimler Hatay’da oldukça sıcak geçiyor. Bu iklim özelliği deniz suyu sıcaklığını da etkilediğinden Samandağ’da tüm yıl boyunca dalış yapabilirsiniz.

2. seviye ve 2. seviye üzerinde yetkinliğe sahip dalgıçlar için elverişli bir dalış konumu olan Samandağ dalıştan her mevsim vazgeçemeyenler için ideal bir yer.

Deniz suyu sıcaklığının kış mevsiminde bile 19 derecenin altına düşmediği biliniyor.

Su altı zenginliği ile ünlü olan Samandağ ayrıca oldukça uzun bir görüş mesafesine de sahip. Bu sayede su altı fotoğrafçılığı da yaparak iyi vakit geçirebilirsiniz.

Samandağ’da 7 farklı türden vatoz yaşadığı biliniyor. Burası adeta bir vatoz tarlası olarak nitelendirilebilir. Bunun nedeni ise deniz dibinin kumla örtülü olması. Ekim ve Kasım aylarında vatozlar çiftleşme dönemini Samandağ’da geçiriyor. Bu yüzden vatozları görmek isteyen dalış tutkunlarının ekim ve kasım aylarında Samandağ’da bulunmasını öneririz.

Dalışa elverişli olması ve deniz canlılarının çeşitliliği ile sayısız güzelliğe sahip olan Samandağ’ın tek bir olumsuz yönü bulunuyor. Farklı dönemlerde burada yaşayan halkın dinamit ile balık avladığı biliniyor. Bu da dalış için oldukça büyük bir olumsuzluk teşkil ediyor.

Samandağ’da eğitim alarak dalış yapmak isteyen kişiler bölgede bulunan Hatay Dalış Merkezi’ne giderek alanında uzman eğitmenlerden yardım alabilirler.

Samandağ’a gitmek için ulaşımın Hatay üzerinden yapılması gerekiyor. Bunun için kara yolu veya havayolunu tercih edebilirsiniz. İstanbul ile Samandağ arasındaki uzaklık yaklaşık olarak 1142 km. Bu da oldukça uzun mesafe. Bu yüzden karayolunu değil uçuş yapmayı tercih etmeniz daha mantıklı bir seçenek. Uçak ile Hatay’a geldikten sonra otobüs kullanarak Samandağ’a geçebilirsiniz.

3.Fethiye, Muğla

Ülkemizin güneyinde yer alan Fethiye cazip bir turizm merkezi olmasının yanı sıra en popüler dalış konumlarından da biri halinde.

Fethiye’de çok sayıda dalış noktası bulunuyor. Burada yeni başlayan ve uzman olan her seviyeden dalgıçlar için pek çok sayıda dalış noktası var.

Fethiye’nin en güzel dalış noktaları karşınızda:

Afkule

Fethiye’nin en güzel dalış noktası Afkule’dir diyebiliriz.

Burada uzmanlaşmış dalgıçlar arasında oldukça popüler olan muhteşem güzellikte bir mağara var. Mağaranın 27 metre olan dibinde sayısız deniz canlısı ve doğal mercanlar var. Deniz patlıcanı, marul, dantel mercanı ve trompet anemonları gibi diğer ender rastlanan deniz canlılarını da burada görebilirsiniz.

Güneyde bulunan Fethiye’nin suyu yılın 12 ayı boyunca sıcak olduğu için Afkule’de her mevsim dalış yapabilirsiniz. Su sıcaklığının kış aylarında bile 18 derece altına düşmediğini söyleyebiliriz.

Görüş mesafesi de elverişli olduğu için burada su altı çekiminin keyfini yaşayabilirsiniz.

Afkule aynı zamanda şnorkel dalıcılarının da favori noktası.

Afkuleye kara yolu veya hava yolunu kullanarak ulaşabilirsiniz. Kara yolunda zaman kaybetmek istemeyen kişiler için en ideal yöntem hava yolu ulaşımı şüphesiz. Uçak ile Dalaman Havaalanı’na iniş yaptıktan sonra buradan Fethiye’ye Havaş adı verilen havaalanı transfer otobüslerini kullanarak gelebilirsiniz. Dalaman ile Fethiye’nin arasındaki uzaklık yaklaşık 45 km.

Barakuda Resifi (Dalyan Reef)

Barakuda Resifi (Dalyan Reef), Fethiye

Eski adı Dalyan Resifi olan burada pek çok barakuda adı verilen deniz canlısının görülmesi sebebiyle günümüzde artık Barakuda Resifi olarak adlandırılmakta.

Resifin özellikle doğu kısmı dalış için oldukça elverişli bir duvara sahip. Barakuda Resifi’nde dalış 14 metreden itibaren başlayarak 42 metrelik bir derinliğe kadar ilerliyor. Ortalama derinliğin 35 metre olduğu bu dalış konumunda sayısız adet lagos mevcut. Bu da dalışseverlere su altı şöleni sunan bir unsur.

Kızıl Ada Kanyonu

Bu kanyonda dalış yapılabilecek en fazla derinlik düzeyi yaklaşık olarak 12 metre. Bu yüzden de henüz yeni dalışa başlamış olan kişiler için de oldukça ideal bir dalış noktası olarak nitelendirilebilir.

Doğal kanyon oluşumu sebebiyle dar olan mağaralardan 2 adet dalgıcın geçebileceği bir dalış mesafesi bulunuyor.

Su altı fotoğrafçılığı ile ilgili olan dalgıçların mutlaka görmesi gereken bir konum.

Sarıyarlar

En fazla derinliğin 10 metreyi bulduğu bu dalış noktası her seviyeden dalgıçlar için gayet uygun bir konum.

Kızıl Ada Kanyonu’nda olduğu gibi burada da kanyona benzeyen masif kaya oluşumları görülüyor.

Sarıyarlar’ın dibi kumlu ve epey kayalık. Bu durumda görüş mesafesini olumsuz etkiliyor. Yaklaşık 30 metreye kadar görüş mesafesinin düştüğü biliniyor.

Bu koyda akya sürüleri, ahtapotlar, sübeyeler ve orfozlar da bulunuyor. Su altı canlılığı bakımından oldukça zengin bir yer olan Sarıyarlar Fethiye’de gece dalışı için en uygun olan yer olarak nitelendirilebilir.

Akvaryum Koyu

Acemi veya uzman olan tüm seviyeden dalgıçlar için oldukça elverişli dalış noktalarına sahip olan Fethiye’nin bir diğer dalış noktası da Akvaryum Koyu. Burası oldukça popüler bir dalış noktası.

Derinlik en fazla 10 metre kadar.

Bu koyda pek çok kum balığı, turuncu sünger ve ahtapota rastalayabilirsiniz. Bu yüzden burada su altı fotoğrafçılığı yapmak oldukça keyifli olabilir.

Akvaryum Koyu’nun dibi kumlu ve çoğunlukla kayalık. Burada görüş mesafesi uzun olduğu için gece dalışı yapmanızı da tavsiye ediyoruz.

Fethiye’de hem tatil yapmak hem de dalışın keyfini çıkarmak isterseniz burada yer alan Elite Diving Center aldı dalış merkezinden eğitim alabilirsiniz.

4.Çanakkale

Çanakkale pek çok dalış yerini bünyesinde barındırıyor. Hem tarihi yapısı hem de su altı güzellikleriyle pek çok dalgıç için vazgeçilmez bir yere sahip.

Çanakkale Boğazı çevresindeki Suvla Koyu, Seddülbahir Koyu ve Anzak Koyu’nda Çanakkale Savaşı’na ait sayısız su altı objesine tanık olabilirsiniz. Bilindiği kadarıyla bu bölgede toplamda 33 adet savaş döneminden kalma batık mevcut.

Batıkların etrafında ayrıca savaşta kullanılmamış çeşitli mühimmata da rastlamak mümkün. Batan savaş gemisi, deniz gereçleri Çanakkale suları altında su altı fotoğrafçılığına meraklı olan dalgıçları bekliyor.

Su altı eserlerinin yanı sıra Bozcaada ve Assos’ta su altı görüş mesafesi oldukça uzun olduğu için de oldukça popüler. Bölgenin karakteristik özelliklerinden olan şiddetli akıntıya ve zorlu çevresel etmenlere rağmen kendisini büyük ölçüde muhafaza eden batıklar dalış severlerin ilgisini bekliyor.

Ülkemizin güney sahillerinin aksine Çanakkale’de su sıcaklığı özellikle kış aylarında oldukça düşük. Bu yüzden bu bölgede yılın 12 ayı boyunca dalış yapabilmekten söz etmek pek mümkün değil. Kış mevsiminde deniz suyu sıcaklığının 9-10 derece seviyesinde olduğu biliniyor. Çanakkale’deki birbirinden eşsiz dalış noktasına göz atabilirsiniz:

Alman Torpido Gemisi

Bu gemi Osmanlı Devleti’nin müdahil olduğu 1. Dünya Savaşı döneminde Çanakkale’de batmış. 1. Dünya Savaşı’nda Çanakkale’deki Alman komuta merkezi Çimenlik’teydi. Burayı Inflexible ve Irresistible adlı iki adet İngiliz savaş gemisi bombalamakla görevliydi. İngiliz savaş gemilerinden atılan bombalar yüzünden Çimenlik’te konuşlanan Alman askerler barakalar tahliye edilerek kıyıdaki demirlemiş olan torpido gemisine transfer edilmiş.

Bu suretle Almanların karşı kıyıya geçişi hedeflenmiş. 1915 tarihinde ise İngiliz Irresistible tarafından açılan ateş sonucunda içerisinde 1315 adet mürettebatın bulunduğu Alman gemisi battı. Bu batık 16 metre derinlikte yer alıyor.

Çanakkale Boğazı’nda inanılmaz yoğun bir gemi trafiği var ve bu batık da söz konusu trafiğin aktığı konumun tam da ortasında bulunuyor.

16 metre derindeki batığın olduğu konumda deniz görüş mesafesi kısmen daha düşük. Bu nedenle su altı fotoğrafçılığı yapanların makro görüntüler almaya yoğunlaşmasını öneririz. Bu kesimdeki fotoğrafların geniş açıya uygun olmadığı biliniyor.

Su Gemisi Batığı

Bu batık Suvla Koyu içerisinde yer alıyor. Oldukça iyi korunmuş ve eşsiz su altı güzelliklerini barındıran bir dalış konumu olarak göze çarpıyor. Bu batıkta askerlerin içme suyu ihtiyacını karşılayan kazanları görebilirsiniz.

Batıklar 14 metrelik derinlikte yer alıyor. Bu yüzden 1. seviyelik bir düzeye sahip olan dalgıçlara elverişli bir dalış parkuru olarak nitelendirilebilir.

Anzak Koyu Çıkartma Filikaları

Çanakkale Savaşı boyunca çok sayıda filika ile bot kullanıldı. Anzak ve İngiliz askerlerinin çıkarma yaptığı Arıburnu ve Suvla körfezi arasındaki konumda pek çok batık filika ile bota rastlayabilirsiniz.

Söz konusu batıklar su altının 5 metre aşağısında görülmeye başlıyor. Bu yüzden bu batıkları görmek her seviyeden dalış yapan kişiler için uygundur diyebiliriz. Bazı batık filikalar da daha derinlerde konumlanmış durumda.

Esasen diğer filikalara kıyasla daha büyük boyutta olanları günümüzde Çanakkale’nin önemli dalış noktaları olarak görülüyor. Bu konumlara pek çok dalış severin rağbet ettiği biliniyor. Özellikle Kabatepe limanına yakın bir noktada bulunan ile Arıburnu açıklarında yaklaşık 42 metre derinlikte yer alan batık filikalar oldukça dikkat çekici.

Bu batıkları görmek üzere dalış yaptığınızda dalışın başlarında söz konusu batıklara ait karaltı göze çarpar. Kumların üzerinde boylu boyunca yatan büyük çıkarma filikaları su altı fotoğrafçılığına ilgisi olan dalgıçların favori konumlarından.

Ayrıca batıkların etrafını sarılı halde bulunan şakayıklar ile mor renkteki süngerler dalgıçlara görsel bir şölen vaat ediyor. Dileyen dalgıçlar batık filikaların da içine girebilir. Burada kollu ıstakozlarla ve mığrı adı verilen deniz canlıları ile karşılaşılabilir.

Kaptan Franco Batığı

Franco Yunan bandıralı bir yük gemisi. Geminin sancak tarafından Romen bir yük gemisinin çarpması sonucunda gemi batıyor. Gemiye ait batıkları yaklaşık olarak 40 metrelik bir derinlikte bulabilirsiniz.

Geminin batığı iskele tarafına yatık bir şekilde duruyor. Batık geminin direkleri, pervanesi ve dümeni ile asıl haliyle bozulmadan dipte duruyor. Su altı canlılarına meraklıysanız batığın kuytularında renkli mercanları görebilirsiniz.

Bazı günler bu batığın bulunduğu konumda şiddetli dip akıntıları görülebilir. Bu şekilde akıntının olduğu zamanlarda daha tecrübeli olan dalgıçların dalış yapmasını öneriyoruz. Kaptan Franco Batığı oldukça uzun. Bu yüzden de akıntılardan daha olumsuz etkileniyor ve batığı gezmek neredeyse imkânsız hale gelebiliyor.

Batık sancak kısmı yukarıda kalacak bir şekilde dibe battığı için akıntı halinde dalgıç geminin diğer tarafına sürüklenebilir. Bu gibi zorlayıcı koşullar da advanced brövesine sahip olan tecrübeli dalgıçlığı gerektiriyor.

Franco Batığı genel olarak 26. metreden başlayıp 43 metrelik bir derinliğe kadar gidiyor. Dalış severlerin kesinlikle tecrübe etmesi gereken eşsiz bir görsel zenginlik vadediyor.

Majestik Batığı

Majestik 1895 yılında yapılmış olan bir İngiliz gemisidir. Döneminde İngilizlerin en yaşlı gemisi olmakla ünlüydü. Çanakkale Savaşı sırasında Churchill bu geminin yaşlı olması nedeniyle yararlı olmayacağını öne sürmüş ancak bu diğer yöneticiler tarafından reddedilmiş.

Karşıt görüşte olanlar tarafından geminin heybetli oluşu ve kolayca Çanakkale’yi geçerek İstanbul’u bile ele geçirebileceği öne sürülmüş. Bu fikir telakkilerinin sonucunda da Majestik’in İngiliz savaş filosuna dâhil edilmesine karar verilmiş.

Çanakkale Savaşı’ndan karelerin yansıtıldığı müzede bu gemiye fotoğrafları da görmek mümkün.

Majestik gemisinin batığı Morto Koyu’nda yer alıyor. Morto Koyu konum olarak Seddülbahir yakınlarında ve Çanakkale Boğazı’nın tam da ortasında.

Geminin U-21 Alman denizaltısı tarafından batırıldığı biliniyor. Majestik 15.000 ton ağırlığa ve 119 metrelik de bir uzunluğa sahip. Gemi batarken içerisinde ayrıca 750 kişilik bir mürettebatın da olduğu biliniyor.

Dalışa başlanmasından itibaren 15. metrede batığı görmek muhtemel. Gemideki patlamamış bombalar, topun döner zemini, gözetleme kulesi ve bacalar su altı fotoğrafçılığına meraklı olan dalgıçlar için asla unutulmayacak kareler sunuyor.

Batığın bulunduğu konumda güçlü akıntılar bulunuyor. Bu da dalışı zorlayıcı bir unsur olarak karşımıza çıkıyor. Güçlü akıntıya kapılarak iniş ipini kaybedebilirsiniz. Bu da sizin tekrar yüzeye çıkmanızı engelleyecektir. O yüzden size tavsiyemiz, dalışı dekosuz olacak şekilde ayarlamanız. Aksi halde akıntı yüzünden kendinizi batıktan birkaç mil ötede bulabilirsiniz.

Lundy Batığı

Bu batık 1908 yapımı ve 188 ton ağırlığındaki bir gemiye ait. Suvla Körfezi’nde yer alıyor. Suvla Körfezi Büyük Kemikli Burnu ile Küçük Kemikli Burnu arasında yer alıyor.

Çanakkale Savaşı’nda İngiliz Bakanlar Kurulu kararına göre geri çekilirken savaş donanmasının geride bırakılması uygun görülmüş.

İngilizler tarafından Arıburnu ve Suvla Körfezi tamamen boşaltıldı. Söz konusu bölgede İngilizler tarafından toplam 5 adet büyük gemi ve 60 adet de nakliye kayığı batırılarak terk edilmiş. Lundy de bu batırılıp gidilen gemilerden biri ve günümüzde de Çanakkale’de en çok rağbet gören dalış noktalarından birisi.

Lundy 84 yıldır Türk sularında batık vaziyette. Dalışın 13. metresinden itibaren batığı görebilirsiniz. 18.metrede ise gemi güvertesinde ve kaptan köşkünde gezinebilirsiniz. Bu görsel şölen pek çok dalgıç için oldukça cazip bir dalış serüveni. Lundy’nin tabanı 28 ve 30. metrede zemine oturuyor.

Batığı incelerken pervanenin hala geminin üzerinde olduğunu da görebilirsiniz. Lundy’nin sacı çeşitli mor renkli yumuşakçalarla kaplı. İşte bu noktada pek çok dalgıç renklerin büyüsüne kapılıyor, dalış oldukça keyifli bir hale bürünüyor.

Geminin zemininde pek çok ıstakoz da görebilirsiniz. Geminin çevresinde kumlar üzerine yığılı halde çeşitli cephanelikler de hemen göze çapıyor. Siz gemiyi incelerken birden etrafınızı akyalar da sarabilir. Bu denizaltı serüvenini kaçırmamanızı öneriyoruz.

Bebek Kayalıkları

Bebek Kayalıklarına ulaşmak için Kabatepe iskelesinden 9 millik bir hızla hareket ediliyor. Mitolojiye göre Bebek Kayalıkları olarak bilinen bölgede Agospatani adında bir antik şehir bulunuyormuş. Altın post anlamını taşıyan bu antik şehir mitolojide değişik bir yere sahip.

Şehre adını veren altın postun kişiye ölümsüzlük verdiğine inanılıyormuş. Bu ölümsüz post uğruna da şehir sürekli olarak korsan istilası altında kalıyormuş. Korsan baskınlarından korkup kaçan yerliler de zarar görmemesi için bebeklerini kayalıklara bırakırmış.

İşte bu mitolojik hikâyeye sahip olan Bebek Kayalıkları günümüzde dalış severlerin favori yerlerinden biri. Kıyıdan 150 metre açığa çıkılarak ilerleniyor. Dalış süresince duvar boyunca ilerlerken özellikle duvarın deniz yönüne bakan kısmında muazzam su altı canlılarına tanık olabilirsiniz.

Dalışın ilk 20 metrelik kısmında sarı yumuşak mercanları görebilirsiniz. Mercanlara ek olarak kırmızı ile sarı renkteki karabaş balıklarını ve çeşitli uzun antenli böceklere rastlayabilirsiniz.

Küçük Kemikli Burnu

Küçük Kemikli Burnu Seddülbahir Feneri, Çanakkale

Burası Çanakkale Boğazı’nın çıkışına yakın bir konumda bulunuyor. Tam olarak Seddülbahir fenerinin altında yer alıyor ve Majestik batığına da oldukça yakın bir konumda. Bu yüzden Majestik batığını gören her dalışçı mutlaka Küçük Kemik Burnu’na da uğrayarak dalışını tamamlamalı.

Küçük Kemik Burnu’nda yan yana iki adet çıkarma botu batık halde bulunuyor. Söz konusu iki batık Çanakkale savaşı sırasında hem mayın taramak hem de karadan saldırı yapmak amacıyla kullanılmış. Söz konusu batıklara yaklaşık 30 metrelik bir derinlikte rastlayabilirsiniz.

Dalış boyunca karagöz sürülerine ve akyalara da rastlayabilirsiniz. Batıkların etrafında vatoz, fener balığı ve camgöz de görülmesi muhtemel olan diğer deniz canlılarından.

Büyük Kemikli Burnu

Bu dalış noktası özellikle İstanbul’dan gelen dalgıçların favori konumlarından sayılıyor. Bunun önemli bir nedeni de arabayla kıyıya gelebilme imkânının bulunması. Arabayla dalış noktasına ulaşabilmenin verdiği kolaylık burayı hem İstanbullular hem de yöre halkı için popüler bir yer haline getirmiş.

Öyle ki kıyı boyunca araç için park yeri bulmak zaman zaman zorlaşabiliyor. Büyük Kemik Burnu kıyı dalışına elverişli bir konuma sahip. Dik kayalardan yapılan dalış boyunca dülger balığı, lipsöz, orfoz, eşkina, sünger ve çok sayıda mercan türüne rastlayabilirsiniz.

Ayrıca şakayıklar ve anemonlar da burada karşınıza çıkabilir. Bazı rivayetlere göre köpek balığı ve yunusların da Büyük Kemikli Burun’da olduğu söyleniyor.

Tüm bu su altı güzelliklerine ek olarak yaklaşık olarak, 18 metrelik bir dalışın ardından dipte ters dönmüş vaziyette eski çıkarma botuna rastlanır. Bu bota ulaşabilmek için fenerin olduğu burundan kuzey yönünde dalış yapılmasını tavsiye ediyoruz. Söz konusu savaş batığı eğer ilk dalışınız değilse içine girip dolaşabileceğiniz genişlikte bir akana sahip.

Batığın kıç kısmındaki yarıktan içeriye doğru süzülebilirsiniz. Batığın burun kısmında ise gövdedeki yarılmış sacların arasından giren gün ışığını izleyebilirsiniz. Bu görsel şöleni su altı kareleriyle taçlandırmadan da olmaz tabii…

Büyük Kemikli Burun’da dalış yaparken dikkat etmeniz gereken bir husus ise akıntının şiddeti. Akıntıyı göz önünde bulundurarak kendinizi sağlama almanızda fayda var. Aksi halde kendinizi miller uzakta yüzeye çıkmış bir vaziyette bulabilirsiniz.

5.Bodrum, Muğla

Bodrum hem turizmin göz bebeği hem de Türkiye’nin birbirinden ilginç pek çok dalış noktasını barındıran bir yer. Burada mağara dalışı ve resif dalışını tecrübe edebilirsiniz.

Bodrum oldukça popüler bir tatil yeri olduğu için hem kara hem de havayoluyla buraya rahatlıkla ulaşabilirsiniz.

Bodrum’daki dalış konumlarını sizler için listeledik.

Büyük Resif

Bodrum Resif

Bodrum’un en güzel dalış noktalarından biri Büyük Resif’tir diyebiliriz. Burada Ege Denizi’nde yer alan hemen hemen tüm deniz canlılarını bir arada görebilirsiniz. Bu yönüyle dalgıçlar için vazgeçilmez bir konumda şüphesiz.

Ayrıca Kızıldeniz’den göç eden balık sürülerine de burada rastlayabilirsiniz. Büyük Resif her seviyeden dalgıç için elverişli bir yer. 4 metrelik derinlikten başlayarak 36 metreye kadar uzanan bir dalış seviyesine sahip.

Ülkemizin güneyine kıyasla su sıcaklığının daha soğuk olmasına rağmen Bodrum’da yılın 12 ayı boyunca dalış yapılabilir. Kış aylarında su sıcaklığının 14 derece ölçüldüğü biliniyor.

Kargı Adası

Burası Bodrum Akyarlar mevkiinin güneyinde bulunuyor. Kargı Adası ıssız bir ada ancak su altı yaşamının en zengin olduğu sayılı yerlerden biri. Kargı Adası’nın en önemli özelliği ise buranın oldukça akıntılı olması.

Burası akıntılı olduğu için de göç halinde olan balıkların geçiş noktası olduğu anlamına gelir. Bu sebeple çeşitli deniz canlılarını dalarken görmek isteyen ve su altı fotoğrafçılığı ile ilgili olan kişilere mutlaka Kargı Adası’nı ziyaret etmelerini öneriyoruz.

Palamut ve akya balığı avlamak isteyenler için de ideal bir konum.

Gavur Ali Ve Deli İbrahim Sığlıkları

Bodrum’dan tekne ile 15 dakika uzaklıkta. Buraya zamanında süngercilik yaparak hayatını kazanan Gavur Ali ve Deli İbrahim adlı sakinlerin adı verilmiş.

Bu sığlıklarda 30 metre derinliğe kadar dalış yapılabiliyor. Akya sürüleri, orfoz, lagos ve lipsöz gibi balık çeşitlerine burada rastlayabilirsiniz.

Eğer tecrübeli bir dalgıçsanız kayalıklar arasındaki ahtapot ve mürenleri de görebilirsiniz.

Karaada

Hem uzman hem de acemi dalgıçların rahatlıkla dalış yapabileceği bir konum.

Karaada birden fazla dalış noktasını bünyesinde barındırıyor. Paçoz, Poyraz, Kaçakçı ve Alarga Koyu adı verilen çeşitli konumlardan siz de dalış yapabilirsiniz.

Osmanlı Çapası

Burası Bitez Koyu ile Akvaryum Koyu arasında kalan bir bölge.

Koyun batı kesiminde toplam 22 metre derinlikte 19. Yüzyıldan kalma bir çapa bulunuyor. Bu yüzden tarihi su altı eserlerine meraklı olan kişiler için oldukça ilgi çekici bir dalış noktası.

Burada ayrıca çok sayıca ahtapot yuvası da görülebilir.

Tarihi çapanın ve su altı yaşamının resmini çekmek isteyen dalgıçlar için cazip bir dalış rotası diyebiliriz.

Köçek Adası

Burası oldukça küçük yüz ölçümlü bir ada. Bodrum’a Kargı Adası’ndan itibaren 2 km mesafede bulunuyor. Adanın baktığı yöne göre çeşitli derinlik seviyelerine sahip. Adının Gökova’ya bakan kısmı 32 metre, Bodrum’a bakan kısmı 20 metre derinliğinde.

Köçek Adası’nda dalış yaparken antik amphora parçalarını da görebilirsiniz. Pina, triton gibi kabuklu deniz canlıları ile barakuda ve karagöz balığı gibi su altı canlılarını burada dalarken görmeniz yüksek ihtimal.

Orak Adası

Burası Bodrum’a yaklaşık bir buçuk saat uzaklıkta olan bir ada. Bodrum’un en uzak dalış noktalarından biri olarak burayı nitelendirebiliriz.

Ayrıca yer altı yapısı itibariyle de oldukça ilginç bir görünüme sahip. Dalış noktasının derinliği 5 metre ile başlıyor. 5 metre yükseklikteki bu kayalardan geçerek 70-80 metrelik derinliğe ulaşan uçurum başlıyor.

Pek su canlısının bulunmadığı Orak Adası uçurumu da barındırması nedeniyle dalgıçlar için oldukça ilginç bir konuma sahip.

Bodrum’da dalış eğitimi almak isteyenler içi Türkuaz Dalış Merkezi’ni araştırabilirsiniz.

6.Karaburun, İzmir

Karaburun İzmir’in Urla ve Çeşme gibi sevimli tatil beldelerinden biri. İzmir’e yaklaşık 50 dakika uzaklıkta bir konuma sahip olan Karaburun İzmir’in diğer tatil beldeleri kadar kalabalık olmamakla birlikte henüz keşfedilmemiş bir yer.

Karaburun’da her seviyeden dalgıç için dalış yapmaya elverişli noktalar mevcut. Burada çoğunlukla bot dalışı yapılıyor.

Su sıcaklığı kış aylarında 12-13 dereceye kadar düştüğü için yılın dört mevsimi burada dalış yapılamıyor.

İzmirlilerin eğitim dalışları için sıklıkla Karaburun’u tercih ettiği biliniyor.

9 Eylül ve Alabey Batığı

9 Eylül ve Alabey Batığı Karaburun, İzmir

2016 yılında adı 9 Eylül ve Alabey olan iki adet vapur burada “Yapay Resif ve Turizm Amaçlı Batık Projesi” kapsamında özel olarak batırıldı.

Yoğun akıntının olduğu bu bölgede su altı görüş mesafesi zaman zaman düşüyor.

Ahtapot başta olmak üzere pek çok su altı canlısını burada dalış yaparken görebilirsiniz.

Domuzburnu

Dalış botlarıyla Karaburun’dan açılarak 15 dakikalık yol sonrasında buraya ulaşabilirsiniz. Burası uzaktan bakılınca domuzu andırdığı için Domuzburnu olarak adlandırılmış.

Hem tecrübeli hem de acemi dalgıçlar için dalışa uygun bir yer. Domuzburnu’nda derinlik yaklaşık 20 metreye kadar iniyor.

Büyük Ada

Bu adada pek çok yabani keçinin yaşadığı biliniyor. Bu yüzden halk arasında adanın diğer adı Keçi Adası. Büyük Ada Karaburun’dan bot ile yaklaşık 10 dakika uzaklıkta yer alıyor. Ada çevresinde toplam 8 adet farklı dalış noktası var.

Tecrübeli ve yeni başlayan dalış meraklıları için oldukça elverişli bir konum.

Burada müren, orfoz, karagöz, gopez, lapini eşkina, sargoz, sinarit ve ıskatarya gibi sayısız türde balığa rastlayabilirsiniz. Su altı canlıları bakımından oldukça zengin bir yer Büyük Ada.

Bu canlıların yanı sıra deniz yıldızı, deniz tavşanı gibi sayısız kabuklu deniz canlısı da su altı fotoğrafçılarını Büyük Ada’ya çeken yönlerden biri.

Karaburun’da dalış eğitimi almak isterseniz size yılın 12 ayı hizmet veren Bluegate Dalış Merkezi’ni önerebiliriz.

7.Kaş, Antalya

Kaş Türkiye’nin güneyinde yer alan, harika bir doğal güzelliğe sahip olan bir tatil beldesi. Su altı zenginlikleri, tarihi batıkları ve çeşitli deniz canlıları sayesinde Türkiye’nin doğal güzellikler sunan eşsiz bir yeri durumunda. Hem doğanın hem de denizin bir araya geldiği Kaş pek çok dalış meraklısı için de cezbedici bir yer.

Hatay’da yer alan Samandağ’a benzer bir şekilde Kaş da yılın 12 ayını sıcak geçiren yerlerden biri. Burada da 12 ay boyunca dalış sporu yapabilirsiniz. Deniz suyu sıcaklığının kış mevsiminde bile 17 veya 18 derece olduğu edindiğimiz bilgiler arasında.

Türkiye’nin güneyinde yer alan Kaş’a hem hava yolu hem de kara yolunu tercih ederek ulaşabilirsiniz. Kaş’ın İstanbul’a karayolu üzerinden uzaklığı yaklaşık olarak 14 saat. Bu da inanılmaz uzun ve yorucu bir yolculuk demek.

Bu yüzden karayolu değil havayolunu tercih etmenizi öneririz. Bunun için de Dalaman ya da Antalya’da yer alan havaalanına iniş yapacak şekilde uçak bileti satın alabilirsiniz. Sayısız su altı güzelliğine sahip olan Kaş’ta dalış yapabileceğiniz çeşitli yerleri yazının devamında okuyabilirsiniz.

Kanyon

Kaş’ta yer alan Kanyon özellikle dipte bulunan güzellikleriyle vazgeçilmez dalış noktalarından biri.

Pek çok dalgıcın favorisi olan Kanyon’daki yarıktan aşağıya doğru inişin verdiği keyif ise paha biçilemez. Kanyon’a ulaşmak için ise derin olmayan bir boğazdan geçmek gerekiyor.

İki ada arasında kalan Kanyon’a ulaşmak için 20 metre uzunluğundaki bir duvar boyunca dalışa devam edilmesi gerekli. Kanyon duvarları çok sayıda su altı canlısına da ev sahipliği yapıyor. Bu da dalışı daha zevkli hale getiren önemli bir unsur.

Kanyon’a ulaşıldığında karşınıza dar yapıda bir mağara çıkacak. Bu mağara içerisinde çok sayıda kırmızı karidese rastlayabilirsiniz. Karidesleri görebilmek için yanınızda mutlaka fener bulundurmanızı öneriyoruz.

Tüm bunlara ek olarak, Kanyon’da nesli ne yazık ki tükenmek üzere olan ve tüm dünyada yalnızca 600 adeti mevcut olan Akdeniz foku da bulunuyor. Nesli tükenmek üzere olan Akdeniz foklarının avlanma yerinin bu Kanyon olduğunu üzülerek belirtiyoruz.

Dimitri (Pamuk) Batığı

Kaş Dalış

Pamuk Batığı’nın oluşumu 1968’li yıllara dayanıyor. 1968 yılında kıyıya vurmuş olan pamuk taşımak üzere yolculuk eden Dimitri isimli yük gemisi adalara vurarak batmış. Gemi adalara vurduktan sonra dinamitle patlatıldığı için gemiye ait parçalara da denizde rastlanabilir.

Dimitri Batığı’nın ilk izlerine 27 metrelik bir dalış ile rastlayabilirsiniz. 42 metrelik bir derinliğe kadar da batığı gözlemlemeye devam edebilirsiniz. Batığın çevresinde aslan balıkları ile orfoza da rastlamak mümkün. Dimitri batığını görmeden Kaş’taki dalış serüveninizi sonlandırmamanızı şiddetle tavsiye ediyoruz.

Besmi Adası

Kaş Dalış

Burası kaplumbağa ve barakuda adlı deniz canlılarını görebileceğiniz eşsiz güzellikte bir ada. Ada pabuç şeklinde görünüyor.

40 metrelik derinlikten sonra pitos ve amphora gibi diğer canlıları da görebilirsiniz. Besmi Adası ayrıca çapaların bulunduğu bir batığı da barındırıyor.

Büyük Mağara

Burası tecrübeli dalgıçlar için oldukça elverişli bir dalış konumu. Derinlik 40 metreye kadar ulaşıyor. 40 metreye inildiğinde oldukça derin ve karanlık bir mağara sizi karşılayacak. Burada yanınızda mutlaka bir fener bulundurmanızda fayda var.

Büyük Mağara’da Neptün danteli, kırmızı karides sürülerini görmek mümkün. Mağaranın varlığı nedeniyle neredeyse hiç akıntı bulunmaması sayesinde Büyük Mağara’da tecrübesiz dalgıçlar da rahatlıkla dalış keyfini sürebilir.

Uçanbalık Bankosu

Kaş Dalış

Burası adını 2. Dünya Savaşı’ndan kalma bir bombardıman uçağından alıyor. Bu dalış noktasının güneydoğu ucunda 55-71 metrelik derinlikler arasında batmış bir uçak yer alıyor. Uçak İtalyan menşeili ve SM79 model. Meis’i bombalarken uçaksavar ateşi sonucunda düşen bir savaş uçağı.

Uçanbalık bankosu oldukça tehlikeli bir dalış noktası. Bu konumda bazı günlerde dalışı etkileyecek kadar şiddetli akıntılar görülebiliyor. Ayrıca uçağa ait kalıntılar yaklaşık olarak 55 metreden 71 metrelik derinliğe kadar uzanıyor.

Bu sebeple de yalnızca tecrübeli ve uzmanlaşmış dalgıçların burada dalış yapmasını öneriyoruz. Uçanbalık Bankosu Türkiye’nin en iyi dalış noktaları arasında yer alıyor. Burada akya, istavrit, sinarit, palamut, orfoz gibi çeşitli sayıda balığa rastlayabilirsiniz.

Ayrıca dalış boyunca duvarda kırmızı berber balıklarını da görebilirsiniz. Su altı fotoğrafçılığına ilgili iseniz Uçanbalık Bankosu’nu mutlaka ziyaret etmelisiniz.

Limanağzı, Osmanlı Batığı ve C47 Uçak Batığı

Kaş Dalış

Limanağzı Kaş’a en yakın mesafede bulunan bir dalış konumu. Burada çok sayıda birbirine yakın mesafeli dalış noktasını görebilirsiniz. Bu yüzden de Türkiye çapında bir popülerliğe sahip. Osmanlığı Batığı 23 metre derinlikte bir dalış imkânı sunuyor.

Burası gece dalışı için de oldukça ideal bir konuma sahip. Gece deniz görüş mesafesi de oldukça yüksek. Limanağzı ile Osmanlı Batığı’ndan sonra C47 uçak batığı yer alıyor. C47 Dakota uçağı yapay bir batık.

Uçağın sahip olduğu kanat açıklığı yaklaşık olarak 29 metre ve kanat uzunluğu da 20 metre. Bu yüzden pek çok dalışseverin tercih ettiği bir konum olarak öne çıkıyor. Henüz dalışa yeni başlamış olan kişiler uçağın kargo bölümüne dalış yapmayı tercih etmeliler. Uçağın iç kısımları için daha tecrübeli dalışçılar için elverişli bir ortama sahip.

Kaş’ta dalış eğitimi almak isterseniz size yılın 12 ayı hizmet veren Dragoman Dalış ve Outdoor Dalış Merkezi’ni önerebiliriz.

8.Ayvalık, Balıkesir

Çanakkale yakınlarındaki Ayvalık pek çok tatilcinin gözdesi. Hem yeşili hem de denizi bir arada tutan oldukça popüler bir tatil beldesi.

İstanbul’a diğer tatil yerlerine kıyasla daha yakın olması sebebiyle de Ege ve Akdeniz’e ulaşamayan İstanbullular için tam bir cazibe merkezi.

Ayvalık Tekne Turu

Ayvalık’ta yer alan çeşitli dalış noktalarını sizler için bir araya getirdik.

Kerbela

Burası daha tecrübeli ve uzmanlaşmış dalgıçlara elverişli olan bir dalış noktası olarak karşımıza çıkıyor.

Derinliği 30 metreden başlayıp yaklaşık 65 metreye kadar inen çeşitli kayalıklar bulunuyor.

Pek çok dalgıcın ve su altı fotoğrafçısının favorisi olan kırmızı yelpaze mercanlarına burada rastlayabilirsiniz. Ayrıca orfoz, müren, böcek, migri, gorgon ormanları olarak adlandırılan çok çeşitte deniz canlılarını da burada görebilirsiniz.

Deli Mehmet

Ayvalık Resif

Biraz daha tecrübeli olan orta seviye uzmanlıktaki dalgıçların dalabileceği elverişlilikte bir konum. Deli Mehmet’teki derinlik 18 metreden başlayıp 42 metreye kadar uzanıyor. Burada çok sayıda kırılgan kırmızı mercana rastlamak mümkün.

Acemi olan dalışçıların paletleriyle bu mercanlara zarar verme olasılığı çok yüksek. Bu sebeple daha tecrübeli dalgıçların burada palet vurmadan dalışa devam etmesi gerektiğini belirtmekte fayda var. Kırmızı mercanlara ek olarak müren, migri ve sarı gorgon ağacı gibi çok çeşitli deniz canlısına burada rastlamak mümkün.

 

Kaynak : obilet.com Blog

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!

like
0
dislike
0
love
0
funny
0
angry
0
sad
0
wow
0